14 Mart 2009 Cumartesi

LENFÖDEM ( KOL ŞİŞMESİ )HAKKINDA AYRINTILI BİLGİ

LENF SIVISI NEDİR?
Organizmayı oluşturan hücreler sıvı ortamlarda yer alıyorlar. İnsan vücudunun % 45 ini, hücrelerin içinde bulunduğu bu su içeren ortamlar oluşturuyor. Bu ortamlar kan damarları dışına sızan sıvı ile devamlı olarak besleniyor. Bu sıvının içinde, hücreler için gerekli olan besin maddeleri ve oksijen bulunuyor. Hücreler ihtiyaçları olan maddeleri buradan alıyorlar ve bunları kullandıktan sonra atık maddeleri tekrar bu ortama veriyorlar. Buradaki sıvı devamlı olarak lenf damarları ile kalbe taşınarak sürekli bir dolaşım sağlanıyor. Lenf damarları aracılığı ile kalbe taşınan lenf sıvısı, belirli bölgelerde yerleşen lenf düğümü denilen noktalarda süzülüyor.
LENFÖDEM NEDİR ?
Lenf sıvısını süzen bu lenf düğümleri veya lenf kanalları çeşitli nedenlerle hasara uğradığında lenf suyunun dolaşımı bozuluyor. Meme kanseri tedavisinde koltuk altında yer alan lenf düğümleri cerrahi olarak çıkartıldığında veya buraya radyoterapi uygulandığında kolun kalbe dönen lenf sıvısı akım yolu bozuluyor. Bunun sonucu kolda lenf sıvısının birikmesine bağlı şişme oluyor. İşte bu klinik tabloya lenfödem diyoruz. Meme kanseri tedavisi sırasında koltukaltı lenf düğümleri alınan hastalarda %10- 20 oranında lenfödem gelişiyor. Lenfödem değişen şiddette ortaya çıkabiliyor, bazı ilerlemiş olgularda tüm fiziksel aktiviteyi etkileyebilecek kadar ağır seyredebiliyor. Bu nedenle, ameliyatla koltuk altınızdaki lenf düğümleri alındı ise, lenfödeme karşı uyanık bulunmanız ve aşağıdaki ön belirtilere dikkat etmeniz gerekiyor: Çünkü lenfödem erken dönemde fark edildiğinde çok daha kolay önlenebiliyor.
LENFÖDEM BELİRTİLERİ NELERDİR?
• Kolda dolgunluk hissi
• Deride gerginlik
• El bileği ve parmakların hareketliliğinin azalması
• Giysi kolu, bilezik, saat, yüzük gibi eşyaların dar gelmeye başlaması
Bu belirtilerin biri bile dikkatinizi çektiğinde, derhal doktorunuza başvurmalısınız. Lenfödemin evreleri var. Ne kadar erken fark edilip uygun tedaviye başlanırsa, başarı o kadar yüksek oluyor.
LENFÖDEM EVRELERİ
Lenfödemin 3 evresi var.
Evre I (hafif): Doku "gode bırakma" evresindedir; yani kola parmakla basıldığında basılan nokta hafifçe çukurlaşır ve bu çukurluk bir süre devam eder. Genellikle bu evredeki kişiler sabah uyandıklarında kol normal veya normale yakındır. Günün ilerleyen saatlerinde kol şişmesi gelişir.
Evre II (orta): Dokular artık süngerimsi bir yapı kazanmışlardır ve parmakla basıldığında basılan nokta hafifçe çukurlaşır, fakat parmak kaldırıldığında tekrar düzelir.
Evre III (şiddetli): Artık geri dönüştürülemeyen döneme geçilmiştir ve kol iyice (büyümüş) şişmiştir. Dokular sert (fibrotik) ve baskıya cevapsızdır.

LENF ÖDEM ÖNLENEBİLİR Mİ?
Koltuk altı Lenf düğümleri çıkarılacaksa veya koltuk altı bölgesine radyasyon tedavisi uygulanacaksa, hastalar mutlaka önceden lenfödem ile ilgili uyarılmalıdır. Ameliyat sonrası takipte kullanılmak üzere her iki kol çevresi, farklı noktalardan ölçülerek kaydedilmelidir.
Lenf ödem için alınacak önlemler hemen ameliyat sonrası başlar. Yatağınızın başucuna büyük, görünebilir bir tabela asarak veya el bileğinize parlak renkli bir bant geçirerek "Bu koldan kan alınamaz,serum takılamaz ve tansiyon ölçülemez" uyarısını yazın.
Ameliyat sahasına dren konmuşsa drenin etrafındaki cilt bakımına özen gösterin. Ameliyat kesisi ve drene yakın yerlerde kızarıklık, şişme, ısı artışı gibi enfeksiyon belirtilerine karşı çok uyanık olun.
Laboratuar testleri için yaptığınız ziyaretler sırasında kan alma, damara girme, tansiyon ölçümü ve enjeksiyon gibi girişimleri mutlaka diğer kolunuzdan yaptırın.
Ameliyat sonrası kolunuzun bakımı konusunda hekiminiz sizi mutlaka eğitecektir. Ancak yaygın olarak kullanılan "Kol Bakımının 18 Altın Kuralı" adlı bir liste mevcuttur ve bunları kesinlikle uygulamak çok yararlı olacaktır.
MEME KANSERİNDE AMELİYAT SONRASI KOL BAKIMININ 18 ALTIN KURALI
1- Hiç bir şekilde kolunuz, eliniz parmaklarınız veya göğüs duvarınızda oluşan şişmeyi ihmal etmeyin derhal hekiminize başvurun.
2- İlgili koldan kesinlikle iğne yaptırmayın, damardan kan aldırmayın.
3- Tansiyon ölçülürken diğer kolu kullanın.
4- Ödemli (ya da riskli) kolu çok temiz tutun. Banyo sonrasında antiseptik ve yumuşatıcı bir losyon sürün. Kolunuzu kurularken aşırı bastırmayın fakat tamamen kuruladığınıza, özellikle de deri katları ve parmak aralarını nemli bırakmadığınıza emin olun.
5- Riskli taraf kolla süratli- tekrarlanan hareketler (ovma, çekme, itme gibi) yapmaktan kaçının.
6- Riskli taraf kolla 4-6 Kg dan daha ağır kaldırmayın. Kesinlikle ağır çanta veya omuzdan askılı çanta taşımayın. yanığı, diğer yanıklar, spor sakatlanmaları, böcek ısırmaları, kedi tırmalaması gibi).
7- Banyo yaparken veya bulaşık yıkarken, ani soğuk-sıcak değişiklikleri yapmayın, saunaya girmeyin, kolunuzu güneşten koruyun. Yüksek ısı kolunuzun şişmesi için nedendir;bu nedenle aşırı sıcaklarda evinizde istirahat edin.
8- Her tür dış travmadan kaçının (çarpma, kesikler, güneş yanığı, diğer yanıklar, spor sakatlanmaları, böcek ısırmaları, kedi tırmalaması gibi).
9- Ev işi, bahçeyle meşgul olma gibi ellerinizi kullanılacağız işleri yaparken mutlaka eldiven giyin.
10- Manikür yaptırmayın. Tırnaklarınızı temiz bir tırnak makası ile kesin. Bu sırada tırnak diplerinizi kesmemeye özen gösterin.
11- Egzersiz çok faydalıdır, ancak terapistinizin denetiminden çıkmayın. Riskli kolu aşırı yormayın; ağrımaya başlarsa, sırtüstü yatıp kolunuzu yükseğe kaldırarak dinlendirin. Yürüyüş, yüzme, hafif aerobik, bisiklete binme, veya yoga önerilen egzersiz tipleridir.
12- Uçak yolculuğu yaparken, ödemli (veya riskli) kola basınç kolluğu takılmalıdır; uçuş uzunsa ayrıca elastik bandaja ihtiyaç olabilir.
13- Diğer meme büyükse, ameliyatlı tarafa takılacak protez en hafifinden seçilmelidir. Çünkü ağır protezi taşıyan sütyen askısı, köprücük kemiği üzerindeki deri üzerine aşırı baskı yapabilir. Bu askı altına yumuşak bir takviye konabilir. Size tam uyan bir sütyen seçin, çok sıkı olmasın ve altta tel takviyeleri bulunmasın.
14- Koltuk altı tüylerinizi elektrikli traş makinesi ile temizleyin ancak makinenin bakımını çok dikkatli yapın, sık sık başını değiştirin.
15- DİKKAT: Kolunuzda herhangi bir tahriş izi, su toplaması, kızarıklık, bölgesel ısı artması olur, ya da ateşiniz çıkarsa, derhal doktorunuza başvurun. Koldaki bir enflamasyon veya infeksiyon, lenfödemin başlamasına veya varsa, kötüye gidiyor olmasına işaret edebilir.
16- Dengeli, az tuzlu ve yüksek lif içeren bir beslenme planı ile, ideal kilonuzu korumaya çalışın.
17- Sigara ve alkollü içeceklerden uzak durun.
18- Lenfödemi olan kişiler, uyanık oldukları tüm zamanlarda ölçülerine tam uyan bir "basınç kolluğu" giymelidirler. Bunun takibi için ayda bir terapistinizi görmelisiniz. Kolluk bollaşmışsa ya kol çevresi küçülmüştür ya da kolluk eskimiştir.

LENFÖDEMİN NEDEN OLDUĞU SORUNLAR NELERDİR?
Enfeksiyon:
Kolda biriken proteinden zengin sıvı, bakteri üremesi için ideal bir ortam. Burada oluşan enfeksiyon tablosuna "lenfanjit" deniyor. Deride pişik görünümlü kızartılar, kaşınma, renk değişikliği, şişliğin artması, ısı artışı, ağrı, kolun normalde algılanandan daha ağır hissedilmesi, ateş yükselmesi ve titreme gibi belirtileri var. Böyle bir enfeksiyon geliştiğinde, lenfödeme yönelik tüm tedaviler derhal durdurulmalı; vakit kaybetmeden bir hekime başvurulmalı, antibiyotik tedavisine başlanmalıdır.
Pıhtı:
Kolun şişmesiyle birlikte basınç artışına bağlı olarak toplar damarlarda kan akımı yavaşlayabiliyor. Bu durum, damarlarda pıhtı oluşma riskini artırıyor; bu da toplardamar kaynaklı ek şişmelere yol açabiliyor.

LENFÖDEM SİZİ NASIL ETKİLER ?
Lenfödem, gerek fiziksel, gerekse psikolojik açıdan hayatınızı etkileyebilir. Şişen kol ağırlaşır, hareket etmesi güçleşir ve ilgili tüm eklem ve kasları zorlamaya başlar. Şişkinlik nedeniyle gerginleşen derinin vereceği rahatsızlık da buna eklenir. Ağrı başlayabilir. Bazen deri, yer yer kuru ve kalın bir hal alabilir, ender olarak da çatlaklar, küçük yaralar oluşabilir. Bu bulgular, doku içinde protein birikimine bağlıdır.

Şiş bir kolla sürdürülen yaşamın, ruh halinize de yansımaları olacaktır. Örneğin kanser tedavisi gördüğünüzün gizlenemez bir belirtisi olarak herkesin dikkatini çekeceği için utanma, hiç hesaplamadığınız böyle bir sorunla karşılaştığınız için kızgınlık, "başka ameliyatlılarda yok bende neden oldu?" şeklinde bir isyan, ve bütün bunların birikimi ile de toplumdan uzaklaşma ve kaçmanıza yol açabilecek depresyon gibi sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Hiç kimse, bu kadar çok yönlü bir hastalığın tedavisinden kaynaklanacak ruhsal darbe ve yıpranmalarla kendi kendine başa çıkabilecek kadar güçlü değildir. Böyle bir kahramanlık kanıtı için uğraşmak yerine, psikolojik destek için mutlaka profesyonel yardım almalı, bundan kaçınmamalı, hatta en erken dönemde, ameliyat öncesinden itibaren, bu yola psikoloğunuzun elinden tutarak çıkmalısınız.

LENFÖDEM TEDAVİSİ NEREDE VE KİM TARAFINDAN YAPILMALI?
Lenfödem masajı ve egzersizleri, ancak bu konuda özel eğitimi olan bir ekip tarafından uygulanmalıdır. Ne lenfodrenaj masajı, alıştığımız masaj kavramına benzer, ne de, herhangi bir kişinin spor aktivitesi veya egzersizleri, lenfödemli hastaya uyar. Her ikisinin de hatalı olması, şişliği büsbütün arttırır ve tedaviyi çıkmaza sokar. Eğer yakınınızda başvuracağınız bir lenfödem kliniği yoksa, kola pozisyon verme ve hafif el, parmak hareketleri yaparak, kolunuzu zorlamadan, cildi temiz tutarak, hiç değilse kendinize ayrıca zarar vermemeyi garanti altına alın.

LENFÖDEM TEDAVİSİ NASIL YAPILMALIDIR ?
Lenfödem tedavisi oldukça uzun bir süreç, ancak bu sizin cesaretinizi kırmamalı; çünkü dikkatli bir takip ve bilinçli yaklaşımla, sanılanın aksine, lenfödem için çok şey yapılabiliyor. Kolunuzun çapında gerçek bir incelme görebilmeniz için birkaç hafta veya ay geçebilir, ancak kolunuzun hareket yeteneği birkaç hafta içinde artacaktır ki bu da şişin kontrol altına alınacağının güçlü bir göstergesidir. Bu uzun süreç sonunda şiş tamamen inse bile, lenfödem eğilimli biri olduğunuzu unutmayıp, bakım ilkelerine çok özen gösterin.
Tedavinin amacı koldaki şişliği indirmek ve tekrar sıvı birikmesini engellemektir. Son yıllarda kaydedilen teknolojik gelişmelere bağlı olarak, erken dönemde fark edilerek uygulanan doğru tedavilerin sonuçları, oldukça yüz güldürücü. Buna karşılık, eğer zamanında tanı konulmaz ya da tedavi gecikirse, ciddi boyutta sakatlayıcı, ağrılı, ve bazen, bir de enfeksiyon eklenirse, yaşamdan bezdirici bir sorun haline gelebilir.
Lenfödem tedavisi günümüzde 5 ayrı yöntemin birlikte uygulanması ile yapılır.
1. Doğru cilt bakımı
2. Lenfodrenaj masajı
3. Basınç pompaları
4. Basınç kollukları ve/veya bandajlama
5. Pozisyonlama ve egzersizler

Doğru cilt bakımı:
Lenfödem tedavisinin diğer ilkelerini uygulayabilmek için, her şeyden önce kesinlikle deride infeksiyon gelişmesinin önlenmesi gerekiyor.
Bu amaçla
• Titiz bir tırnak, el ve kol cildi bakımı yapılmalı
• Her gün kola nemlendirici sürerek deri yumuşak tutulmalı
• Derideki en küçük bir çizik bile antiseptikle temizlemeli
• Ev ve bahçe işleri, ev hayvanları ile ilgilenirken eldiven giymeli
• Dikiş, tığ işi gibi işlerden kaçınmalı
• Güneş yanığı, böcek sokması gibi dış etkilerden korunmak için kol kapalı olmalı; en küçük bir kızarıklık bile ciddiye alınarak hekime başvurulmalı.
Aynı doğrultuda, uygun sütyen kullanmak da büyük önem taşıyor. Meme büyüklüğü ne olursa olsun, koltukaltı lenf düğümleri çıkartılmış olan bir kadın, ASLA altında tel olan bir sütyen kullanmamalıdır, çünkü bu tel, basınç yoluyla cildi çökertir, kızarıklık yapar ve enfeksiyona yol açar. Meme protezi kullananlar, özellikle D, E, F kaplarında, enli ve ayarlanabilir askılı sütyen giymelidirler ki, köprücük kemiği üzerine fazla yük binmesin.
Sonuç olarak, ameliyatlı taraf kolu, eli ve göğüs duvarının tümünde cildinize çok,ama çok dikkat etmelisiniz.

Lenfdrenaj masajı :
Bu teknik, alıştığımız İsveç masajı veya klasik kas ovma şekillerine hiç benzemeyen; derin adale dokularına inecek bir basınçlı yoğurma ile ilgisi olmayan; yavaş, ritmik, düz hareketlerle, deri altı dokusunu hedef alan bir sıvı boşaltma işlemidir. Gövdenin merkezine yakın kısımlardan, önce sağlam taraf göğüs duvarından ve boyun yanlarından başlayıp, sonra ameliyatlı taraf göğüs duvarına geçilir, daha sonra kolun üst yarısı boşaltılır ve ancak bunun ardından, dirsek ve elin bulunduğu alt yarıya yönelinir.
Bunun basit bir şeklini kendiniz de öğrenip, evde tek başınıza veya bir yakınınız yardımıyla uygulayabilirsiniz. "Masaj yapıldı ama kolum büsbütün şişti" yakınması ile gelen hastaların çoğunda, parmak uçlarından başlayan klasik masaj uygulanmış ve merkeze yakın lenf havuzları zaten dolu olduğu için, şişlik büsbütün artmıştır.
Basınç pompaları:
Lenfödem olan kişilerde dış basınç uygulaması, kolluk ve bandajlamaya ek olarak, "kompresyon pompası" ile de yapılır. Pompa, ilk birkaç seans, lenfödem tedavi merkezinde fizyoterapistiniz tarafından uygulanmalı, daha sonra gerekiyorsa evde devam edilmelidir.
Pompa uygulaması öncesinde, boyun, omuz ve göğüs duvarına elle lenfodrenaj masajı yapılmalıdır, aksi takdirde koldan pompalanan ödem sıvısı merkeze yakın lenf düğümlerinde birikerek daha çok sorun çıkartabilir.
Ev uygulamasında, kolunuzu omuz hizasından yastıkla destekleyin ve düşük basınçla çalışın: 40 mmHg üstüne (aksi söylenmedikçe) çıkmayın. Pompaya girerken kendi elastik basınç kolluğunuzu çıkartın; sonrasında ise mutlaka derhal giyin. Bu uygulama ağrıya yol açarsa veya pompa manşonunun üst hizasında şişme meydana gelirse, derhal doktorunuza başvurun. Uygulama süresi ve sıklığı için lenfödem kliniği yetkilileri ile görüşün.
Elastik basınç kollukları:
Lenfödemli kolda derinin elastik lifleri aşırı gerilme sonucu zedeleniyor; bu nedenle sıvının tekrar birikimini engellemek için devamlı dış basınç uygulaması gerekiyor. Bunun için, ölçüleri uzman bir hekim veya terapist tarafından alınan elastik basınç kollukları kullanılıyor. Elastik basınç kollukları genellikle I.derece (10-20 mmHg) veya II.derece (20-30 mmHg), bazen de III.derece (30-40 mmHg) basınç tatbik edecek şekilde sizin ölçülerinize göre özel olarak imal edilir. Bu elastik kollukların her 6 ayda bir yenilenmesi öneriliyor.
Elastik kolluk kullanırken birkaç noktaya dikkat etmeniz gerekiyor:
• Kolluğunuzun bilekteki hizası ile üst üste gelecek şekilde yapılmış özel bir basınç eldivenini de takmanızı öneriyoruz.
• Eğer parmaklarınızda uyuşma, iğnelenme veya morarma oluyorsa, derhal çıkartın ve uzmanınıza başvurun.
• Kolluğunuzu gün boyu takın, gece çıkartın. Uzun yolculuklarda ise mutlaka takın.
• Kolunuzun derisinde katlanmalar olduğu zaman, kolluk kullanmayın.
• Kolluğunuzu takmak biraz beceri ister! Kolunuza önce talk pudrası sürüp, iyice yayın, bu kolaylık sağlar.
• Tırnaklarınız kısa olsun; yüzük, bilezik takmayın.
• Kolluğunuzu sabah yataktan kalkmadan takın.
• Kolluğu ters çevirerek önce eliniz üzerinden geçirin, sonra yukarı doğru kaydırın. Omuzda bittiği kısımda sıkıştırıcı bir rulo halinde kalmamasına dikkat edin.
• Kollukta katlanma olmamalı, basınç eşit dağılmalıdır. • Banyo yaptıktan hemen sonra cildiniz nemli olacağı için giymek zor olur. Denemeyin bile! Bekleyin, kolunuz iyice kurusun.
• Kolluğunuzu en fazla gün aşırı, yumuşak sabunla, çitilemeden yıkayın, sererek kurutun. En kısa programda çamaşır makinesine de atabilirsiniz. Bu nedenle mutlaka yedek kolluğunuz olmalıdır. İyi bir bakımla, bir kolluk yaklaşık 4 ay dayanır.
• Eğer şişlik, belli bir boyutun üzerinde ise, o zaman da bandajlama yapılır. Bu işlem mutlaka bir fizyoterapist veya uzman hemşire tarafından yapılmalıdır. Hatalı bandaj şişliği büsbütün arttırabilir.

Pozisyon verme ve egzersizler:
Yalnızca yerçekimi etkisini kendi lehinize kullanarak bile lenfödemin önlenmesine yardımcı olabilirsiniz. Unutmayın ki, uzun süre ayakta kalıp kolunuzu sarkıttığınız zaman (askıda tutmak da çözüm değildir), yerçekimi lenf sıvısını aşağı ele doğru çeker ve kolun şişmesine neden olur.
Bundan kaçınmak için;
• Sık sık oturun veya uzanarak dinlenin.
• Otururken, kolunuz omuz hizasını geçmeyecek kadar kaldırılmalı ve bütünüyle yastık üzerinde desteklenmiş olmalı; yatarken de kolunuzu yastıkla yükseltmeyi ihmal etmeyin.
• Aşırı sıcak suyla yıkanmayın, saunaya, buhar odalarına girmeyin.
• Şömine, soba gibi doğrudan ısı kaynakları önüne oturmayın.
• Çamaşır asma gibi aşırı uzanma gerektiren ev işlerini lenfödemli kolunuzla yapmayın.

Lenfödem tedavisinde, hem lenf sıvısının boşaltılarak şişliğin azaltılması, hem de kol eklemlerinin hareketliliğinin artması için egzersiz uygulanıyor. Ancak; aşırı yorucu egzersizler şişliği arttırır. Lenfödemli kolla hiçbir zaman ağırlık taşınmamalıdır, buna ağır bir el çantası da dahildir! Hangi egzersizi, ne kadar yapacağınızı mutlaka fizyoterapistinizden öğrenin, ancak kendi kendinize, lenfödeme yardımcı olmak için yapabileceğiniz hareketler de var. Örneğin, kolunuzu yastıkla destekleme pozisyonunda ileri uzatıp, ritmik bir şekilde yumruğunuzu sıkıp, açabilirsiniz. Kollarınız yanlarınızda sarkık durumda iken, omuzlarınızı yukarı doğru çekip, bırakabilirsiniz. Omuzlarınızla yuvarlaklar çizebilir, ayna önünde baş-boyun- omuz ilişkisini düzgün tutma egzersizleri yapabilirsiniz. UNUTMAYIN; Tüm egzersizleri, basınç kolluğunuzu giyerek yapmanız gerekiyor.
Kol egzersizlerine ek olarak, lenf sıvısının boşaltılmasına yardım eden diğer egzersiz ise solunum çalışmalarıdır. Lenfödem tedavisine yönelik özel kol egzersizleri gibi, solunum egzersizlerini de fizyoterapistinizle yaparak öğrenmelisiniz.
Bunu yaparken bir sandalyede dik oturun, ellerinizi belinize koyun. Ağzınızı kapalı tutup, burnunuzdan çok derin bir nefes alın; nefes verirken, ellerinizi üst üste karnınızın üstüne getirip bastırın,; diafram ve karın kaslarının çökmesine yardımcı olun. Bu hareketi 6-8 defa yineleyin, 2 saatte bir uygulayın.
Sizlere önereceğimiz bir diğer egzersiz şekli de su içi "akuatik" hareketler. Göğüs hizasına kadar gelen suda, vücut ağırlığının yaklaşık % 90'ı azalır ve uzuvların ağırlık hissi yok olur. Daha kolay hareket edebildiğinizi görerek rahatlarsınız, daha çok egzersizi zorlanmadan yapabilirsiniz ve kendinize güveniniz artar.
Su içinde yapılan egzersizin yararlarını şöyle sıralayabiliriz:
• Lenfatik dolaşım, kas kasılması, kan basıncı ve diaframın hareketleri ile uyarılır ki bunların üçü de akuatik egzersizle artar.
• Suyun kaldırma kuvveti lenfödemin alehinedir, sıvıyı yukarı elinizden omuzunuza doğru iter.
• Su içi basıncın olumlu etkisi, ödemi azaltıcıdır. Bu nedenle, su dışında mutlaka kolluk kullanılması gerekirken, su içinde buna gerek yoktur. Ancak, su basıncının, derinlikle doğru orantılı olarak arttığı unutulmamalı, uzuv tümüyle su altında tutularak çalıştırılmalıdır.
Tüm bu nedenlerle, doktorunuzla görüşüp, onayını aldıktan sonra, haftada en az 2 kez, temiz bir havuza giderek su içi egzersizler yapabilirsiniz.
Suda yapılan egzersizlerde dikkat etmeniz gereken iki önemli nokta var.
• Nefessiz kalacak kadar hızlı ve çok hareket etmemelisiniz.
• Enfeksiyon kapmamalısınız. Deride çatlak veya yara varsa, asla suya girmeyin ve suyun temiz olduğunu da bir şekilde garantiye alın.
Bu yöntemlerin dışında uygulamanızı önerebileceğimiz birkaç küçük noktayı hatırlatmak isteriz:
• Eğer kilonuz fazla ise tedaviniz daha güç olacaktır. Kilo aldığınızda, şişen kolunuzun size daha çok sorun çıkardığını göreceksiniz. Kilo almaya bağlı olarak deri altındaki yağ miktarının artışı ile, takılacak basınç kollukları uymayacak veya yetersiz kalacaktır. Bu nedenlerle, kilonuzu kontrol altında tutmalı ve fazla kilolarınızdan kurtulmak için mutlaka bir diyetisyen denetimine girmelisiniz.
• Baharatlı yiyecekler ve alkol, şişliğin artışına neden olmaktadır; bunu da aklınızda bulundurmanız gerekiyor.
Görüldüğü gibi, lenfödem aslında bir mahkumiyet değil; eğer önceden önlem alınır, zamanında tanı konur ve doğru yaklaşımlar zinciri uygulanabilirse. Burada fizyoterapistinizin bilgi, deneyim ve becerisi kadar, sizin katılımınız ve önerilere tam olarak uymanız büyük önem taşıyor.
Eğer lenfödem 1. Evrede yakalanıp uygun tedavi edilirse, şişliğin tamamen gerilemesi sağlanabilir. Daha ileri evrelerde yakalanan lenfödemde, artık fibrosklerotik doku değişiklikleri oluşmuştur, şiş azalır fakat tamamen yok edilemez. Bu evrelerde egzersizlerle birlikte tedavi uygulanırsa kolun hareketleri arttırılabilir, kolun şişliği normale yakın bir seviyede korunabilir.
Lenfödem, doğru adımlar atıldığında artık tedavisi mümkün olmayan bir sorun olmaktan çıktı. Tedavisi için uzun bir süreç gerektirebilir, fakat; umut ve bilgiyi, sabırla örerek bu uzun süreçten galip çıkabilirsiniz...

DOÇ DR CENAN ÇAĞLAR